Her türlü ortama uyum gösterebilen ve vücudumuzun asal giysisi görevini üstlenen tenimize çoğu zaman gerektiği kadar özen göstermiyoruz. Bu özensizlik cildimizin ve dolayısıyla bizim, olduğumuzdan daha yaşlı görünmesine yol açıyor. Üzülmeyin . Cilt yaşlanmasını durdurmanın yolları var.
Derimizin dış dünya ile sınır olmaktan çok daha fazlaişlevleri vardır. Derimiz, aynı zamanda vücudumuzun içinde olup bitenleri dışarıya yansıtan ve mesaj ileten bir organımızdır. Sürekli güneşe maruz kalma nedeniyle oluşan ve fotoyaşlanma adı verilen yıpranma orta deride birtakım yapısal değişiklikler meydana getirir. Ciltte yıpranma meydana gelirken renginde sararma, lekeler, gevşek tonüslar, derin kırışıklıklar ve bağ dokusunda da dejenerasyonlar görülür. Ayrıca Prekanseröz ve kanseröz oluşumlar ise zamanla artar. Bu değişimler güneşten korunmanın ne kadar önemli olduğunu bizlere anlatmaktadır. Deri yaşlanması iki farklı özellik taşımaktadır. İç etkenler ile geçen zamana bağlı olarak gelişen yaşlanma gerçek yaşlanmadır. Dış ve çevresel etkenlere bağlı yaşlanma ise aktinik veya fotoyaşlanma adı verilen yaşlanmadır. Gerçek yaşlanma genler ile planlanan, doğal, fizyolojik bir durumdur.
Güneş koruyucuları: Cilt yaşlanmasının önüne bulunmaktadır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: geçmek için öncelikle güneşin olumsuz etkilerinden korunmak koruyucuları önerilmektedir. Doktor tavsiyesi ve kontrolüyle A, E vitamini ve östrojen ile kırışıklıklar azaltılabilir Nemlendirici kullanımı ise deriye gergin ve pürüzsüz bir görünüm sağlar.
Nemlendiriciler: Kuru bir ciltte ise nemlendirici kullanmak zorunludur. Cildimiz için dermatoloji uzmanı tarafından yazılan reçetelerde tavsiye edilen ürünleri kullanmak da bir diğer önemli noktadır.Mezoterapi:nYüz mezoterapisiylede çok başarılı sonuçlar alınmakta, yaşlanmaya meydan okunmaktadır. Cildi besleyici, onarıcı, hücre yapılanmasını sağlayıcı, birtakım ampullerle sağlıklı, gergin ve ışıltılı bir cilt elde edilebilir.
Peeling (cilt soyma):
Cilt yaşlanmasının önüne geçen bir diğer uygulama
ise halk arasında cilt soyma olarak bilinen Peeling’dir. Bu
uygulamanın uzun vadede kolajen yapımını arttırarak
yaşlanma etkilerini giderdiği bilinmektedir. Bunun yanı sıra
ciltteki lekelerin, sivilce ve izlerinin, siyah noktaların, çukur
izlerin, ince kırışıklıkların ve kıl dönmelerinin tedavisinde
de çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Botox:
Özel bir bakteriden üretilmiş, doğal, saflaştırılmış
protein esaslı bir ilaç olan Botox ile mevcut kırışıklıklardan
kurtulmak mümkündür. Özellikle kaş çatma,
alın ve göz çevresi kırışıklıklarında bu
uygulamadan mucizevi sonuçlar
alınmaktadır. Bu yöntemle kişinin arzu
ettiği oranda kaşlarını kaldırmak da
mümkündür. Botox sayesinde kişinin
yüzündeki yorgun ifade kaybolmakta
daha canlı, dinlenmiş bir ifade
sağlanmaktadır. Botox ile ayrıca yapısal
olarak mevcut olan kaş asimetrileri de
giderilebilir. Botox‘un etkisi 3-7 günde
başlar, 10-15 günde yerleşir, ortalama
6 ay kadar da devam eder. Sürenin
sonunda hiçbir zaman daha kötü
olmaz. Ayrıca bu süre zarfında
mimikler fazla kullanılmadığı
için cilt yaşlanması da
geciktirilmiş olur.
Yaşlanmaya
etki eden
faktörler:
Beslenme ve diyet: Su,
lipit, selenyum, E vitamini, C
vitamini , A vitamininin rolleri
tartışılmazdır. Alkolün olumsuz
etkileri vardır. Sigara kullanımında
ise kan akımı engellenerek cilt
yapısında bozulmalar olur,
kırışıklıklar artar.
Genetik Faktörler
Hormonlar: Menopoza
giren kadınlarda östrojen eksikliği
ile cilt yaşlanmasında artış olur.
Benzer durum andropoza giren
erkeklerde de gözlenir.
Dolgu:
Cilt ile uyumlu, test gerektirmeyen, güvenli
birtakım dolgu maddeleri kullanarak mevcut kırışıklıklar
yok edilebilir. Bu yöntemle kırışıklıklar giderilirken
dolgun ve biçimli dudaklara da kavuşmak mümkündür.
Dolgu işlemi ayrıca alt-üst dudak arasında hacimsel
dengesizliklerin giderilmesinde de kullanılmaktadır.
Kaynak: Bugün