Cildiniz Yaslanmasin! güzellik

Her türlü ortama uyum gösterebilen ve vücudumuzun asal giysisi görevini üstlenen tenimize çoğu zaman gerektiği kadar özen göstermiyoruz. Bu özensizlik cildimizin ve dolayısıyla bizim, olduğumuzdan daha yaşlı görünmesine yol açıyor. Üzülmeyin . Cilt yaşlanmasını durdurmanın yolları var.

Derimizin dış dünya ile sınır olmaktan çok daha fazlaişlevleri vardır. Derimiz, aynı zamanda vücudumuzun içinde olup bitenleri dışarıya yansıtan ve mesaj ileten bir organımızdır. Sürekli güneşe maruz kalma nedeniyle oluşan ve fotoyaşlanma adı verilen yıpranma orta deride birtakım yapısal değişiklikler meydana getirir. Ciltte yıpranma meydana gelirken renginde sararma, lekeler, gevşek tonüslar, derin kırışıklıklar ve bağ dokusunda da dejenerasyonlar görülür. Ayrıca Prekanseröz ve kanseröz oluşumlar ise zamanla artar. Bu değişimler güneşten korunmanın ne kadar önemli olduğunu bizlere anlatmaktadır. Deri yaşlanması iki farklı özellik taşımaktadır. İç etkenler ile geçen zamana bağlı olarak gelişen yaşlanma gerçek yaşlanmadır. Dış ve çevresel etkenlere bağlı yaşlanma ise aktinik veya fotoyaşlanma adı verilen yaşlanmadır. Gerçek yaşlanma genler ile planlanan, doğal, fizyolojik bir durumdur.

Güneş koruyucuları: Cilt yaşlanmasının önüne bulunmaktadır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: geçmek için öncelikle güneşin olumsuz etkilerinden korunmak koruyucuları önerilmektedir. Doktor tavsiyesi ve kontrolüyle A, E vitamini ve östrojen ile kırışıklıklar azaltılabilir Nemlendirici kullanımı ise deriye gergin ve pürüzsüz bir görünüm sağlar.

Nemlendiriciler: Kuru bir ciltte ise nemlendirici kullanmak zorunludur. Cildimiz için dermatoloji uzmanı tarafından yazılan reçetelerde tavsiye edilen ürünleri kullanmak da bir diğer önemli noktadır.Mezoterapi:nYüz mezoterapisiylede çok başarılı sonuçlar alınmakta, yaşlanmaya meydan okunmaktadır. Cildi besleyici, onarıcı, hücre yapılanmasını sağlayıcı, birtakım ampullerle sağlıklı, gergin ve ışıltılı bir cilt elde edilebilir.

Peeling (cilt soyma):

Cilt yaşlanmasının önüne geçen bir diğer uygulama

ise halk arasında cilt soyma olarak bilinen Peeling’dir. Bu

uygulamanın uzun vadede kolajen yapımını arttırarak

yaşlanma etkilerini giderdiği bilinmektedir. Bunun yanı sıra

ciltteki lekelerin, sivilce ve izlerinin, siyah noktaların, çukur

izlerin, ince kırışıklıkların ve kıl dönmelerinin tedavisinde

de çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Botox:

Özel bir bakteriden üretilmiş, doğal, saflaştırılmış

protein esaslı bir ilaç olan Botox ile mevcut kırışıklıklardan

kurtulmak mümkündür. Özellikle kaş çatma,

alın ve göz çevresi kırışıklıklarında bu

uygulamadan mucizevi sonuçlar

alınmaktadır. Bu yöntemle kişinin arzu

ettiği oranda kaşlarını kaldırmak da

mümkündür. Botox sayesinde kişinin

yüzündeki yorgun ifade kaybolmakta

daha canlı, dinlenmiş bir ifade

sağlanmaktadır. Botox ile ayrıca yapısal

olarak mevcut olan kaş asimetrileri de

giderilebilir. Botox‘un etkisi 3-7 günde

başlar, 10-15 günde yerleşir, ortalama

6 ay kadar da devam eder. Sürenin

sonunda hiçbir zaman daha kötü

olmaz. Ayrıca bu süre zarfında

mimikler fazla kullanılmadığı

için cilt yaşlanması da

geciktirilmiş olur.

Yaşlanmaya

etki eden

faktörler:

Beslenme ve diyet: Su,

lipit, selenyum, E vitamini, C

vitamini , A vitamininin rolleri

tartışılmazdır. Alkolün olumsuz

etkileri vardır. Sigara kullanımında

ise kan akımı engellenerek cilt

yapısında bozulmalar olur,

kırışıklıklar artar.

Genetik Faktörler

Hormonlar: Menopoza

giren kadınlarda östrojen eksikliği

ile cilt yaşlanmasında artış olur.

Benzer durum andropoza giren

erkeklerde de gözlenir.

Dolgu:

Cilt ile uyumlu, test gerektirmeyen, güvenli

birtakım dolgu maddeleri kullanarak mevcut kırışıklıklar

yok edilebilir. Bu yöntemle kırışıklıklar giderilirken

dolgun ve biçimli dudaklara da kavuşmak mümkündür.

Dolgu işlemi ayrıca alt-üst dudak arasında hacimsel

dengesizliklerin giderilmesinde de kullanılmaktadır.

Kaynak: Bugün

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !